Geç Doğum- Miad Geçmesi-2
Bu yazımda zamanında yani 282 + 14 günü veya başka bir deyişle 40 +2 haftayı geçtiği halde doğumun olmaması halinde hem çocuğu hem anneyi tehlikelerden korumak için neler yapılması gerektiğini anlatmaya çalışacağım.
Doğumun zamanının tayini gebe kadının en son gördüğü adetin ilk gününe göre hesaplanır. Bir kısım anneler en son ne zaman adet gördüğünü bilemez veya hatırlayamaz Her geç kalan doğumda bizi en çok endişelendiren konu plasenta (Çocuğun eşi) yetmezliğinin oluşması ve çocuğun hayatının ciddi şekilde tehlikeye girmesidir.
Doğum geç kaldığında plasenta süratle yaşlanır. Plasentanın yaşlanması ister yavaş yavaş sinsi bir şekilde olsun isterse birden bire yani akut bir şekilde olsun her iki halde de çocuğa giden kan miktarında dolayısyla oksijen miktarında azalma olur aynı zamanda karbondioksitte vücuttan zor atılır ve çocuk mutlaka sıkıntıya girer Biz bu tabloya Fetal Distres diyoruz.
Bebek ana karnındayken sinsi başlayan plasenta yetmezliği önce çocuğun beslenmesini bozar çocukta gelişme yavaşlar ve sonra da durur. Eğer çocuk vaktinde dışarı alınamazsa ana karnında ölüm kaçınılmaz olur. Plasenta yetmezliğinin Akut başladığı hallerdeyse çocuk acilen çıkarılmalıdır.
Geç doğumlarda annenin kilo alması durur karnı biraz aşağı düşer ve karın çevresi küçülür. Bu bulgular çocuğun suyunun azaldığı işaretidir. Bunlar annede görülen klinik bulgulardır. Asıl Ultrason ve ana karnına bağlanan elektrotlarla çocuğun kalp durumunun belirlenmesi önemlidir. Bu elektrotların bağlanması olayına KardiyoTokografi diyoruz.
Ultrason ile hem çocuğun suyunun başı hem suyunun temizliği veya kirliliği hem de kafa çaplarının değerlendirilmesi yapılır. Geç kalmış doğumlarda seri ölçmeler yapmak lazımdır. Seri ölçümlerde kafa çapının büyümesinin azaldığı tespit edilir. Kardiyo Tokografide ise çocuğun kalp atışları bize çocuğun sağlığı hakkında çok önemli bilgiler verir. Mutlaka 2-3 günde bir bakmak gerekir. Doğum hekimi bunu değerlendirir ve ona göre hareket ederek doğum şeklini tayin eder.
Eğer normal yollardan doğurtulmaya karar verilirse önce ağrıyı başlatacak bazı girişimler yapılır sonra da suni sancı uygulanır Ancak hiç unutulmaması gereken konu doğum ağrılarıyla çocukta sıkıntının daha da artacağıdır. Geç doğumlarda bebek ölümlerinin %85 i kadın doğum ağrılarını çekerken olur. Ağrılar sırasında çocuğa geçen kan miktarı daha da azalır. Ve fetüsteki(bebek) oksijen yetmezliği hızla tehlikeli seviyelere iner. Durum çok yakından takip edilmelidir.
Geç kalmış doğumlarda doğum hekimine çok iş düşer. Aile de hekime güvenmeli çocuğun sağlığı için ne gerekiyorsa yapması için hekime yardımcı olmalıdırlar. Benim önerim 42. haftayı geçmiş doğumlarda topografla çocuğun durumuna bakıp hiç beklenmeden ve riske girmeden sezaryen yapılması yönündedir.