beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...

SİL BAŞTAN!..

 Tarih: 10-02-2025 20:10:00
KORAY AKKUŞ
Çok kıymetli Ayyıldız Gazetesi okurları,
Tam tarihini hatırlamamakla birlikte 90’lı yılların ortalarıydı.. O yıllarda Mustafa Yüzüak, rahmetli Recep Yüzüak ile işlerini ayırarak kendi matbaasını kurmuştu. Ben de o dönem arkadaşım rahmetli Kurt Ahmet vesilesiyle matbaa sahibi Mustafa Yüzüak ile tanıştım. Lise dönemi yaz ayları boyunca çalıştığım, ofset teknolojisinin olmadığı, kurşun harflerin kalıplara dizildiği, baskı makinesinin başında rahmetli Ahmet’in bulunduğu, esnafın basılan faturalarının seri numaralarının tutulduğu yıllar. VUK Onaylı Defteri tutan ben ve küçük işyerinin patronu Mustafa Yüzüak, matbaanın karşısında rahmetli Tito’nun araba tamir atölyesinin önünde sabah serininde sanat müziği eşliğinde yaptığımız kahvaltılar, kartona dizilip Belediye Ekmek Fırını’nda pişirilen Sardalya kebaplı günler, dostluklar, arkadaşlıklar derken, artık bu küçük matbaa 2. evim olmuştu. O yılları yaşayanlar çarşının o günkü halini hatırlayanlar bilir anımsarlar.
O günlerde Gelibolu’da uzun yıllar gazetecilik yapmış Ahmet Tuna bana şöyle demişti; “Evlat sana bu matbaa mürekkebi bulaştı, bu işten kurtulamazsın daha.” Nitekim de öyle oldu. 2008 yılına geldik ve Gelibolu’nun o tarihte ilan ve reklam alan ekonomik olarak güçlü, 2 gazetesi vardı ve Mustafa Yüzüak yeni bir gazete çıkarma kararı verdi. Ben de Gelibolu Haber Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü ve köşe yazarı oldum. O zaman İstanbul’da ikamet etmeme rağmen haftada 2 gün köşe yazıları yazmak, yayımlanacak haberleri kontrol etme gibi işleri takip ettim. Yazılarımız o günkü gündemde etkili oldu. Ancak 2010 yılında ekonomik koşullar nedeniyle gazete kapandı ve biz de yazılarımıza ara vermiş olduk. Bugün, yine o günkü matbaa mürekkebinin bulaşması bizi buraya çağırdı. Şunu belirtmekte fayda görüyorum, 2008-2010 yıllarında da bu işi yaparken herhangi bir siyasi parti mensubu değildim, bugün de değilim. 
Yazılacak çok konu var, bir de yazmayı özleyen ben.. Bakalım bu süreç neler doğuracak…
* * *
Sosyal medya günümüzde çok etkin kullanılan bir iletişim aracı, ben de Gelibolu ile ilgili çeşitli platformlarda yazılan yazıları, bireysel paylaşımları takip eden birisiyim. Son günlerde sosyal medya platformlarında gündem, mülkiyeti Gelibolu Belediyesi’ne ait bir taşınmazda bulunan restoranın tahliye edilmesi ile ilgili. Sosyal medyada bir kısım kullanıcı, bu yerle ilgili anılarını paylaşırken, bir kısım kullanıcı ise Gelibolu’da başka bir değer yokmuş gibi özel işletme olan bu yeri kültürel bir abide, anıtsal bir kimliğe büründürmüş durumda. Bazı yorumlar ise pes dedirtecek derecede. 
Öncelikle bu yer yerinde duruyor, yıkılmadı yakılmadı, deniz yutmadı. Bu lokanta uzun yıllardır, çeşitli işletmeler tarafından işletildi. Tasarruf hakkı, mülk sahibinindir. Bu yer mülk sahibine döndü, bunun iki sebebi olabilir, birincisi buranın 4 yıl önce gerçekleşen devir işlemlerindeki sakatlık, diğeri ise buranın belediye şirketi tarafından aynı şekilde işletilerek belediye gelirlerini artırma amacı. Bu bir risk, başarılı olunur olunamaz, onu süreç gösterir ancak her halükarda yeniden ihale edildiğinde dahi Belediye gelirlerinin artırılmasını sağlayacaktır. 
Bana göre tahliye işlemlerinde görünen en temel sebep, Restoranın devir işlemlerindeki hülle durumu. Bu restoranın kiracısı ve işletme ruhsatı gerçek şahıslar iken, 4 yıl önce kiracılarına şirket kurdurularak, kira ilişkisi ve işletme ruhsatı yeni kurulan şirket adına tanzim edildikten kısa bir süre sonra bu şirketteki hisseler değişik zamanlarda yeni işletmeciye geçiyor. İhale yapılmadan bu yerin yeni kiracısı oluyor. 
Peki kim bu yeni işletmeci, CHP Gelibolu İlçe Başkanı, Demokrasinin Yılmaz Bekçisi Engin Coşkun’un amcası, Gelibolu’yu RANT’a kapatan Halka açan Belediye Eski Başkanının da hısımı. Çok büyük bir tesadüf değil mi bu yakınlık? Şaşırtıcı. Denk gelmiş demek ki kötüye yormayalım hemen.
Şunu da sormadan yapamıyor insan. Bunu AK Parti yapınca yandaşlık oluyor da CHP içindeki ilkelerinden sapmış bir yapı gerçekleştirince ne oluyor?
* * * 
Sosyal medyadan bahsetmişken, Arif Çan abimiz var, her sabah Facebook’a ‘Günaydın’ ile birlikte gündeme ilişkin toplumsal bir mesaj bırakır. Geçtiğimiz gün yine ‘Günaydın’ mesajı ile birlikte ‘İlhan Restoran bakalım kime yamanacak’ diye yazmış. Bu sorunun iki cevabı var Arif abi. Sen bilirsin meclis üyeliği yaptın, ya ihale edilecek ki ihaleye herkes katılabilir ya da belediye işletecek..
İşin enteresan tarafı Arif abi olayı yanlış anlamış, galiba restoran işletmecisini belediye sanıyordu, başkasına peşkeş çekileceği zannına kapılmış, ortada zaten bir yamanma durumu varmış, mal özüne dönmüş, sana da günaydın Arif abi.
  Bu yazı 4411 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI