|
Tweet |
Gelibolu Cemevi Kültür ve Dayanışma Derneği ve Gelibolu Emek Dayanışma Platformu tarafından, dün İskele Meydanında Suriye’de öldürülen Aleviler nedeniyle basın açıklaması düzenlendi.
Basın açıklamasına Gelibolu Cemevi Kültür ve Dayanışma Derneği üyeleri, Gelibolu Emek Dayanışma Platformu üyeleri, CHP İlçe Başkanı Engin Coşkun ve yönetimi, DEM Parti İlçe Yönetimi ile STK’lar katıldı.
‘Suriye’de Aleviler Katlediliyor’
Düzenlenen basın açıklamasında ilk açıklamayı Gelibolu Cemevi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Aynur Demirkaya yaptı. Demirkaya; “Laskiye, Tartus ve Humus başta olmak üzere Suriye’nin çeşitli bölgelerinde bir süredir devam eden ve son günlerde Alevi nüfusa yönelik katliama dönüşen saldırılar hepimizi derin bir endişeye ve üzüntüye boğmuştur. Planlı ve kitlesel katliam şeklinde yaşanan bu saldırılar sadece Suriye’nin değil tüm insanlığın dramıdır. Aylar öncesinde bölgede yaşanabilecek çatışmaların ihtimaline karşı pek çok uyarı eylemler yapılmasına rağmen bugün kaybedilen canların sayısı binlerle ifade ediliyor.
Suriye’de alevi köylerinde yaşanan olaylar, sadece bir çatışma değil bir soykırımdır. Alevi halkı ne yazık ki sadece inançları ve kimlikleri nedeniyle hedef alınmış masum insanlar hayatını kaybetmiştir. Ancak bu insanlık dramı bazı medya organları tarafından çarpıtılmaktadır. Esad yanlısı rejim destekçisi olarak gösterilmeye çalışılmaktadır.
Alevi halkı her zaman barışı, kardeşliği ve insan haklarını savunmuş, barışçıl, hoşgörülü ve insan haklarına saygılı bir duruş sergilemiş, baskının bir araç olarak kullanılmasına izin vermemiştir. Bu noktada alevi halkının kendisine karşı yönelen baskılar karşısında öz savunma geliştirmesi, sadece doğal bir hak aynı zamanda bir zorunluluktur. Bu nedenle alevi halkını Esad yanlısı göstermek gem gerçekle bağdaşmaz hem de halkımıza karşı büyük bir haksızlıktır.
Gelibolu Cemevi Kültür ve Dayanışma Derneği olarak değerli canlara sesleniyoruz, her türlü yanlış bilgiye karşı dikkatli olalım. Toplumumuzun bir parçası olan her birey doğruyu öğrenmek, yanlış bilgilere karşı durmak için Alevi Kurumlarına güvenmelidir. Bizi bizden başkası doğruyu temsil edemez. Bu süreçte sağduyulu olmalı, toplumu yanıltan haberlere karşı duyarlı kalmalıyız. Bizler Alevi halkı olarak barışın, eşitliğin ve adaletin savunucusuyuz. Suriye’deki katliamı ve tüm zulmü lanetliyor, hayatını kaybeden kardeşlerimizi saygıyla anıyoruz” dedi.
‘Gelibolu ve Çanakkale’den Tüm Dünyaya Çağrımızdır!’
Demirkaya’nın ardından Çanakkale İnsan Hakları Derneği yönetiminden Murat Dağdelen de bir açıklamada bulunarak; “Suriye’de 8 Aralık 2024 tarihinde Baas rejiminin devrilmesiyle iktidarı ele geçiren cihatçı HTŞ yönetimi, Alevilere yönelik soykırım ve katliamlarını tüm dünyanın gözü önünde sürdürmektedir. Tıpkı içinden çıktığı IŞİD ve El Kaide gibi, kendisi gibi inanmayna, düşünmeyen ve yaşamayan halklara karşı sistematik saldırılar düzenlemekte, insanlık suçları işlemektedir. Aleviler başta olmak üzere Dürziler, Kürtler, Türkmenler ve Hristiyanlar bu insanlık dışı saldırıların hedefi haline gelmiş, özellikle Alevi inanç grubuna karşı intikamcı ve vahşi katliamlar gerçekleştirilmiştir.
HTŞ yönetimi, iktidarı ele geçirdiği ilk günden itibaren Alevi inanç merkezlerini ve Alevi halkını doğrudan hedef alınmış, silahsız, sivil Alevileri vahşice katletmiştir. Gelen tepkiler karşısında saldırıları paramiliter gruplara mal etmeye çalışarak, uluslararası kamuoyunu aldatmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur. Ancak, Suriye’nin birçok bölgesinden gelen katliam haberleri, soykırım suçlarının işlendiğini gösteren görüntüler ve tanıklıklar, bu insanlık dışı vahşeti tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir.
Barışın kenti Çanakkale ve Gelibolu’dan sesleniyoruz; sessiz kalmayacağız!
Sivillerin yaşam hakkı ciddi bir tehdit altındadır. Masum insanlar öldürülmekte, zorla yerinden edilmekte ve büyük bir insani kriz yaşanmaktadır. Alevi inancına mensup insanlara yönelik aşağılayıcı ve insanlık dışı muameleler, yalnızca Suriye’de değil, tüm insanlığın vicdanında derin yaralar açmaktadır. Sessizlik, bu barbarlığı daha da cesaretlendirmekte, uluslararası toplumun harekete geçmemesi, yeni katliamların önünü açmaktadır.
Buradan, Gelibolu ve Çanakkale’den çağrımızı yineliyoruz;
- Uluslararası insan hakları örgütleri, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi başta olmak üzere tüm ilgili mekanizmalar, HTŞ’nin işlediği soykırım ve insanlık suçlarını yerinde araştırmalı ve sorumluların hesap vermesi sağlanmalıdır.
- Katliamların yaşandığı bölgelerde bağımsız heyetler oluşturulmalı, tarafsız gözlemciler derhal bölgeye gönderilmelidir.
- Alevi inancına mensup Suriyelilerin korunması ve insani yardımların ulaştırılması için uluslararası mekanizmaların denetiminde acilen bir insani koridor açılmalıdır.
- Türkiye başta olmak üzere, HTŞ ile diplomatik ilişkiler geliştiren ülkeler bu vahşete ortak olmaktan vazgeçmeli ve insanlık onurunu savunmalıdır” dedi.
Haber: Cevriye ŞAHİN
ATATÜRK’ÜN YOLU ULUSAL EGEMENLİK
İNGİLİZCE BİLMEDİĞİNİZ İÇİN KAÇIRDIKLARINIZ NELERDİR?
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyoruz..
GELİBOLU’YU YAZMAK
Gelibolu’da Unutulmayan Kahramanlar: Seyyar Jandarma Taburu Anması
2025 BİTERKEN
Gelibolu’da Yelkenler Fora