|
Tweet |
Eğitim-İş Sendikası Gelibolu Şube Temsilcisi Dr. Burcu Topçu Akpınar, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü nedeniyle bir etkinlik gerçekleştirerek, bir mesaj yayınladı.
Gelibolu Dost Patiler Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği ile ortak çalışmalarda bulunan Eğitim-İş Sendikası Gelibolu Şubesi, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde sokak hayvanlarını beslediler. 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde sokak hayvanlarını hatırlamak ve ihtiyaçlarını gidermek istediklerini belirten Eğitim-İş Sendikası Gelibolu Temsilcisi Burcu Topçu Akpınar, sendika üyeleri ve Dost Patiler Dernek Başkanı Yasemin Çat ile birlikte etkinlik düzenleyerek sokak hayvanlarını beslediler.
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü hakkında vatandaşların bilmesi gereken bir çok şey olduğunu belirten Akpınar, hayvan hakları hakkında da bilgiler verdi. Hayvanları korumak ve farkındalık yaratmak için 1931 yılında Floransa'da kabul edilen hayvanları koruma gününün, her yıl 4 Ekim'de kutlandığını belirten Akpınar; “Hayvanseverler ilk kez İngiltere’de 1822 yılında; hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranmalarını, daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını sağlamak amacıyla Hayvanları Koruma Birliği’ni kurdular ve ardından 4 Ekim tarihi 'Hayvanları Koruma Günü' olarak kutlanmaya başlandı. Hayvan Hakları'na dikkat çekmek için her yıl kutlanmaya başlanan bu özel gün, 15 Ekim 1978’de Paris UNESCO evinde ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi'ne de ön ayak oldu” dedi.
Eğitim İş Sendikası Gelibolu Temsilcisi Dr. Burcu Topçu Akpınar, Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi'ne göre hayvan hakları ile ilgili de şunları söyledi; “Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.
Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan , öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez.Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma, ve korunma hakları vardır.
Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır. Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır.
Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.
Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur. Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır.
Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır.Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır. Hayvan Haklarını hiç bir vatandaşımızın unutmaması gerekir” dedi.
Haber: Elçin YÜZÜAK
ATATÜRK’ÜN YOLU ULUSAL EGEMENLİK
İNGİLİZCE BİLMEDİĞİNİZ İÇİN KAÇIRDIKLARINIZ NELERDİR?
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyoruz..
GELİBOLU’YU YAZMAK
Gelibolu’da Unutulmayan Kahramanlar: Seyyar Jandarma Taburu Anması
2025 BİTERKEN
Gelibolu’da Yelkenler Fora