beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...

‘Hiç Kimseye Gelibolu’yu Peşkeş Çekmeyeceğiz!’

facebook-paylas
 Tarih: 08-10-2024 12:53:45

‘Hiç Kimseye Gelibolu’yu Peşkeş Çekmeyeceğiz!’

31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 6 ay geçti. Seçim kampanyası kapsamında verdiği vaatleri, göreve geldiği günden itibaren yapılan çalışmaları, geçtiğimiz hafta yaşanan işten çıkarmalar ve kiracılar ile ilgili sorularımızı ilçemiz Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak’a sorduk.

Gelibolu Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz:

“31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 6 ay geçti. Öncelikle yerel seçim kampanyasında verdiğiniz vaatlerden bahsetmek istiyorum. Altı ay içinde yolların tamamının biteceğini, doğalgazın tüm ilçede biteceğini söylemiştiniz. Ama bitmedi. Yollar ve doğal gaz çalışmaları neden tamamlanmadı?”

Şimdi biz geldiğimiz gün itibariyle bu baktığınızda 40 bin metrekare taş döşemişiz. Bunun 30 bin metrekaresi sıfır taş, 10 bin metrekaresi ikinci el taşımız. Yani söktüğümüz taşları tekrar temizleyerek onları da tekrar kullanıyoruz. Ben her yerde aynı şeyi söylemekten mutluluk duyuyorum. Kilit taş işlemini de kendi personelimizle yapıyoruz. Yani ihale yapmıyoruz.  Bunun tek bir nedeni var. Elimizdeki elemanımızın niteliğini ve kalitesini artırmak ki geçen hafta yaşanan olayların bir kısmında bu nedeni. Elimizdeki nitelikli elemanla bu süreci ihalesiz daha az parayla daha fazla taş yapabilmenin derdindeyiz.

Bir taraftan doğalgaz meselemiz var. Doğalgazın geçtiği ve artık yeni bir işlem yapılmayan yolların tamamını bitirdik. Ama şimdi takdir edersiniz ki doğalgaz çalışması ne yazık ki ilerlemedi. Onun nedeni şu; Aksa genel yönetiminin aldığı bir karar var. Biz bu dönem Türkiye'nin hiçbir yerinde ek bir ödenek sağlamayacağız. Bir metre dahi yapmayacağız kararı aldı. Tabii bizi bu geçmiş dönemde dört beş ay boyunca bu kararın Gelibolu için uygulanmaması gerektiğini, Gelibolu’nun durumunun özel olduğunu, bize destek verme konusunda hem siyasi vekillerimizle hem de abilerimizle konuşarak şu kararı gözden geçirin, bize yardımcı olun noktasında Aksa genel yönetimine baskı yaptık. Hikâyenin sonunda bugün itibariyle ekstradan 8 kilometreyi hat aldık. Başladık. Nerelerin yapılacağı ve kazılacağını yayınlayacağız. Ekstradan da caddelerden doğal gazı geçmiş olan alanların da kutuların bağlanma sürecine başlattık. Şimdi biz şunu yapıyoruz.

Ben ilk günden bugüne kadar bana bırakılan borçlardan 20 milyon TL ödemişim. Geçmişe ait olan borçları. Hem bir taraftan iş yapıyorum hem de bir taraftan da belediyenin 20 milyon TL borcunu ödemişim.

“Karayollarından hibe asfalt aldınız. Gazi Süleyman Paşa Caddesi ve etrafındaki caddeler için de belediye meclisinden borçlanma yetkisi aldınız. O yol ne zaman bitecek?”

Biz Bakanımız sayesinde 400 ton bütüm aldık. Bunun 220 tonunu Karayollarına teslim ettik. Geri kalanları da Karayollarına teslim edeceğiz. Böylece tahmini 9 bin ton asfaltı garanti etmiş olacağız. Yani hibe almış olacağız. Bugünün gerçek reel rakamlarıyla bu tonu 2500 lira diye düşünürseniz 20 milyona yakın bir desteği onlardan almış olacağız. Biz bunu etkili, doğru kullanmak zorundayız. Yani kışın ortasına asfalt atmayacağız. Geçmiş dönemlerde yapılan siyasi hataları yapmayacağız. O yüzden şu an itibariyle asfalt sezonu geçtiği için bunu önümüzdeki döneme yani bunu Mayıs ve Haziran ayına erteledik. Hibemiz orada kalacak ve devam edecek.

Tabii biz bu süreci vatandaşlarımızın çamurla geçmesini de istemiyoruz. Yani geçmişte yapılan hataların da bir devamı olmak istemiyoruz. O caddenin tamamı bizim kırık asfaltlarla malzeme serimini ve silindirle sıkıştırılmasını sağlayarak kış döneminin vatandaşlarımız adına zor geçmesini de istemiyoruz.

Bu dönemde şöyle bir şans oldu. Bu dönemde hani bizim Aksa'ya lütfen ne olur dediğimiz süreçte 8 kilometre almamızın gerçeği aynı geçmişte Gelibolu Belediyesi'nin Aksa'ya davrandığı gibi şimdi ismini vermek istemem o ilçemizin. Aynı belediyenin Aksa'ya davranmasından dolayı bizim için şans oldu. Şimdi oradaki bütçeyi de biz Gelibolu olarak aldık. Böylece sekiz kilometre kazanmış olduk.

Vatandaşlarımızdan rica ediyorum. Bu bizim için çok önemli. Aksa’ya abone olmalarını rica ediyorum. Ne kadar çok kutu abonelik işlemleri olursa biz daha fazla Aksa'ya da bunu vererek, daha fazla kilometre alabileceğimizi gördük. Anladığım kadarıyla da 8 kilometre bittikten sonra da galiba durmayacağız. Bu kış bu sorunu çözeceğiz.

“Audi makam aracını satıp ikram araçları alacağını söylemiştiniz. Makam aracı satıldı ama ikram araçları alınmadı. Audi'den gelen para nereye kullanıldı?”

Biz Audi’den gelen para ile bir tane çöp taksi aldık. Ayrıca bizden önce bir tane sinek ilaçlama makinesi vardı. Biz iki tane daha aldık. Bir de traktör aldık. Yani topladığımızda üç milyon gibi bir paradan bahsediyoruz. Ama yine de ikram aracı sözümüzdür. Ne yazık ki öncelikli olan ihtiyaçlarımız bunlar bunu aldık. İki aya kadar da bir şekilde rahatlama olacaktır. O zaman da biz ikram araçlarımızın sözünü yerine getireceğiz.

“Belediye Başkanı seçilirseniz hiçbir işçiyi işten çıkarmayacağımızı söylemiştiniz. Ama 6 aylık süreçte 110’dan fazla işinden işçi işinden çıkarıldı. Bunun hakkında neler söylemek istersiniz?”

Ben gelir gelmez kimseyi işten çıkarmadım. Ben altı aydır durum değerlendirmesi yapıyorum. Belediyenin teknik olarak elemanların yeterliliği, uyumu, sistemi değerlendiriliyor. Şimdi bu dediğim söz siyasi nedenlerden dolayı kimseyi çıkarmamaktan bahsediyorum. Gelir gelmez suçsuz yere kimseyi çıkarmamaktan bahsediyorum.

110 işçinin 55’inin emekliliği gelenler emekli olarak ayrıldı. Neden? Çünkü yenilenmek istiyoruz. Kendi kadromu kurmak gibi bir hakkım da var değil mi? Yani kendi kadromu kurarsam, kendi ekibimi yaparsam o zaman benim başarılı olma şansım var. Birinci amaç bu.

İkinci amaç. Şimdi bu personel meselesine gelince 6 aydır bekliyoruz. 6 aydır personel konusunda bilgileniyoruz. 6 aydır tek tek bütün personelin bizde özlük dosyası vardır. Biz oturuyoruz tek tek bütün personeli değerlendiriyoruz.

110 tane eleman aldınız diyorlar. 110 tane eleman aldım ama bunların içinden kendim Evreşe’den getirdiğim 15-20 tane arkadaşımız, çekirdek kadro ekibim.  Üstüne kalıpçı aldık, boyacı aldık, elektrikçi aldık, kepçeci aldık, yazılım şirketi devraldık. Şu an biz GALLİKOM denilen önemli bir yapıyı oluşturuyoruz. Gelibolu’nun beynini yapıyoruz. Yakında bunu da göreceksiniz. Artık yazılım şirketi yazılım yapıyor. Bakın biz interneti şu an resmi olarak İskele ve Gelibolu Belediyesi'nin çevresinde ücretsiz olarak veriyoruz. Biz yavaş yavaş değişen bir belediyeyi konuşuyoruz. Bu değişim dediğimiz şey ancak böyle olur.

Biz ister istemez buradaki arkadaşlarımızla tek taraflı fesih yaptık. Ben şunu yapabilirdim. Biraz kötü niyetli bir adam olsaydım tek taraflı yapmayabilirdim bu çıkardığımı. Bir sebep bulurdum. Gerekçe üretirdim. Savunmalar alırdım. Biz kimsenin hakkına girmeyelim diye tek taraflı feshediyoruz dedik.

Amacımız şu; Bugün işler kötü. Bir yıl sonra düzelebilir. Bir yıl sonra arkadaşlar içinden doğru olanları daha uyumlu olanları da geri alabiliriz diye derdimiz bu. Şimdi ama aradaki hukuku bozdular. Şimdi ben vicdan bile yapıyor olsam düşünün ben de bir babayım. Ben de bir aile bireyiyim. Tabii insanların böyle tepkilerini verdiklerine kızmıyorum ben. İnsanlar tabii tepki verecekler. Herkes ekmeğinin peşinde. Bu çok doğal bir şey.

Çok demokratik bir tepki. Ama yanlış olan hakaret, yanlış olan tehdit, yanlış olan vandallık, eğer tehdit eden, vandallık yapan, bize hakaret eden insanlar zaten Gelibolu Belediye Başkanı personeli olmayı hak ediyorlar mı? Şimdi bu CHP’li arkadaşlarıma söylüyorum. Bakın arkadaşlarımıza gaz verdiniz, umut verdiniz. Bu vandallığı provoke ettiniz. Arkadaşları o noktaya getirdiniz. İkinci bir soru soruyorum; bizim hukukumuzu bozdunuz. Bozdurdunuz. Bir gün geri dönüşü olsa bile bu noktadan sonra o geri dönüşümleri de kapattınız. Şimdi ekranlarda o vandallığı gören, o küfürleri gören, o tehditleri gören hangi işveren bu arkadaşlarımıza iş verir? Başkaları da bu vandallığı yaptığı için de o arkadaşlarımızı içeri almayacaktır. Şimdi orada suçlu kim? Bu provokasyonu yapıp da bu noktaya getiren kim? Tabii ki insanlar gelip burada oturma eğitimi yapsalar, tabii ki insanlar burada gösteri yapsalar ki bakın o edep, haya çerçevesi içinde. Kim kimseye bir şey diyebilir? Ya da oturup konuşulabilirse bu konular? Kim diyebilir bunlara? Ama siz bu noktaya getirdiniz insanları. Bu kenti bu noktaya getirmiş olduktan sonra ne konuşulabilir artık?

“İşten çıkarılanların yerine yüze yakın yeni işçi aldınız. Kalıpçı, taşçı, tamirci gibi. Geçtiğimiz hafta 58 işçiyi işten çıkarma nedenlerinizden biri olarak belediyenin maddi yetersizliği olarak söylediniz. Maaş giderlerini düşürmek istediğinizi belirttiniz ama işten çıkarılan işçiler kadar neredeyse yeni işçi aldınız. Maaş gideri düşmüş olmuyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?”

Geldiğimde 319 çalışanım vardı. Şu an 307 düştü. Ama düşerken nitelikli düşüyor. Ben 50 tane düz iş arkadaşımızın yerine şu an ise kilit taşı kendi yapan arkadaşımızı alıyorum. Betonu kendi yapan arkadaşı alıyorum. Şimdi düşünsenize şöyle bir noktaya. Maaşlar biraz düşmüş durumda. Üstüne bir de siz kilit taştan para kazanıyorsunuz. Onu dışarıya verecektiniz. İhale yapacaktınız. Gelibolu Belediye Başkanlığı'nın benim şu ana kadar yaptığım iş kadar geçmişte ihale etmiş bugünün parası ile 60 milyon TL para vermiş. Siz bir taraftan maaşları düşünüyorsunuz. Ama bir taraftan da ihale yapmadığınız için bu sefer ondan kazanmaya başlıyorsunuz.

Bakın bir sürü olay oldu değil mi? Bir sürü vandallıklar yapıldı. Bakın onu da söylüyorum. Bunun altını çiziyorum. Kim ne vandallık yapmışsa? Kim ne hakaret etmişse? Kim ne tehdit etmişse? Zaten görüntüler net. Hepsi savcılığa verilecek. Herkes hukuk önünde bunun bedelini ödeyecek. Hukukun da bu konuda samimi olması gerekir. Neden biliyor musunuz? Eğer bu vandallığı yapanlar gerekli ceza almazlarsa bir daha bu makamlarda burayı yönetecek adam da bulamayız. Benim ailem yok mu? Benim ailem tedirgin, arkadaşlarım tedirgin. Benim suçum, günahım ne? Tekrar söylüyorum; niye bu süreci böyle yönetmek zorunda kalmamızın tek bir nedeni var; bize bıraktığınız 238 milyon TL borç.

“Önümüzdeki dönemde belediyeden yeniden işçi çıkarmalar olabilir mi?”

Her ay birim müdürleri ile durum değerlendirmesi yapıyoruz. Her ay tek tek personelleri değerlendiriyoruz. Bunun sonunda arkadaşlarımızla ilgili bir verimlilik sorunu yaşamazsak işine devam eder. Verimli olmayan arkadaşlarımızla yolumuzu ayıracağız.

“6 ayda sadece çalışma olarak tuvalet mi yaptınız?”

Biz 6 ay içinde 40 bin metre kare taş yapmışız. 3 tane düğün salonu yapmışız, araçlar almışız. Devam ediyoruz, durmuyoruz. 20 milyon TL borç ödemişiz. Hem bir taraftan kazanmaya çalışıyoruz. Hem belediyenin içini toparlamaya çalışıyoruz. Hem de borçlarımızı ödemeye çalışıyoruz. Tuvaletler de bunlardan biri tabii. Parklar yapmışız, 4-5 tane. Belediye Başkanı olmuşsunuz kaos içinde geçen bir 3 ay. Sonradan da 3 aydır kendinize gelip hadi bakalım toparlanalım, yaparız bu işleri dediniz. Ve birçok engelle karşılaştığınız bir durum.

“Borçlar evet var ama alacak da var. Bir meclis toplantısında Gestaş’tan paranın taksit taksit alınacağını söylemiştiniz. Gestaş’tan ödeme alındı mı? 

Aldım. Yanlış hatırlamıyorsam eğer, Temmuz ayına kadar aldık paramızı. Ara ara alıyoruz. O konuda samimiyetle, içtenlikle genel müdürümüze de çok teşekkür ediyorum. İnanılmaz yapıcı bir tarzı ve tavrı var bize karşı. Ödemelerine devam ediyorlar. Biz yakında onları da alarak artık güncel bir yapıya ulaşmaya başladık. Ama bizim en önemli sorumuz, onların verdikleri rakamlara razı gelmekti. Bakın bir plaka tanıma sistemi oraya yerleştiriyoruz. GALLİKOM üzerinden de plaka tanıma sistemi üzerinden de artık o gelen çıkanların sayısını, rakamları da biz kontrol edeceğiz. Zaten takdir edersiniz, yoksa bu kadar borç, bu kadar iş, bu kadar yük, bu kadar şeyin altından kalkamayız.

 “Belediye dükkanlarındaki kiracılara gönderilen tebligatlardan biraz bahsedelim. 96 kiracı var galiba belediyenin. 1 Ocak 2025'e kadar dükkanların boşaltılması için tebligat gitti. Siz mevcut kiracılarla görüşme sağladınız mı ya da görüşecek misiniz? Kiracılarla belediye arasında bir anlaşma sağlanması olanağı var mı?”

Şimdi tabii ben bu evrakı gönderince herkes tepki verdi. Ya esasında kanun diyor ki böyle yapman gerekiyor. Doğru bu. Yani kimseye peşkeş çekmemek için bunu yapman gerekiyor. Mecbursun buna. Dediği şeyi benim yapmış olduğumdan dolayı tepki görmüş olmaktan çok rahatsızım. Hamzakoy'daki kiralar 16 bin olsun. Yani İlhan da Gelibolu Restoran da 60 bin olsun. Diğer dükkanlar 3 bin 500 olsun gibi böyle komik rakamlara Gelibolu'nun çıkarlarına razı gelmek durumunda değilim.

Şimdi suçlu muyum? Yani kimseye peşkeş çekmediğim için. Hiçbir rakama razı gelmediğim için. Bu kazanılan para benim cebime girmiyor. İstediğim ve talep ettiğim para kendi cebime girmiyorsa, bu memlekete hizmet olarak geri dönmesi için Gelibolu Belediye Başkanlığı kasasına giriyorsa onun için de mi suçluyum?

Belki onu da soracaksınız bana. Şimdiden ben söyleyeyim. Memleketin huzurunu bırakmadınız diyorlar. Plağı terse çevirdim. İskanı 10 bin lira alıyormuş belediye. Ben de 10 bin alsaydım, ruhsat için 3500 lira alınıyormuş ben de öyle devam etseydim. Huzur bu mu? Huzurlu mu olacaktı? Huzurun kendisi mi bu? Ben bunların tamamını mı? Hayır. Gelibolu’nun çıkarlarını koruyacağım. Piyasanın rakamları neyse, olması gereken neyse o rakamların üzerinde inat ediyorum. Israr ediyorum.

“Kiracılar ile anlaşma sağlanamazsa ihaleye çıkacak mısınız? Restoran ve kafeler için dışarıdan birileri ihaleyi alırsa bu Gelibolu’nun dengesini bozar mı? Siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?”

Şimdi kiracılarla oturacağız, konuşacağız. Derdimiz şu. Derdimiz huzuru bozmak değil. Derdimiz Gelibolu Belediye Başkanlığı'nın çıkarlarını konuşmak. Gelibolu Belediye Başkanlığı'nın çıkarlarını konuştuğumuz, bir noktaya vardığımız sürece içerideki arkadaşlarla bu süreci yöneteceğiz. Ben bu yazıyı göndermek zorundayım. Teknik olarak bu yazı gönderebilmek zorunda. Bunun muhtemel fiyatının şu olduğunu bire bir konuşarak bir noktadan her biriyle anlaşmaya, anlaşma zeminini oturtmaya çalışıyoruz. Anlaşamadığımız kişilerle biz ihale sürecine devam edeceğiz.

Ben size isim vererek söyleyeyim. İlhan restorana mafyanın geleceği, oraya oturacağı konusunda dedikodular söyleniyor. Bizzat söylüyorum bunu. İlhan'ı kesinlikle boşaltıyoruz. Tahliye ediyoruz. İlhan'ı belediye sosyal tesisi yapıyoruz. Belediye olarak zaten Evreşe’de bizim böyle bir deneyimiz var. Keyifli, kaliteli bir hizmeti belediye başkanlığı olarak yapıyoruz. Vatandaşlarımıza, burada uygun fiyatta hizmet vermek konusunda samimiyiz. Ocaktan evvel devreye sokuyoruz. Yani artık İlhan, restoran olarak değil Gelibolu Belediyesi Sosyal Tesisi olacaktır.

Hadi bakalım şimdi ne diyecekler? Şimdi nasıl anlatacaksınız? Kime dokunsam, kimin çıkarlarını konuşsam, kimin çıkarlarına, belediyenin çıkarlarına baktığımızda, belediyenin çıkarlarını korumaya kalksam, herkes bir iftiranın peşinde, bir dedikodunun peşinde. O yüzden hiç kimseye Gelibolu’yu peşkeş çekmeyeceğiz. Onun için bütün arkadaşlarımıza, bütün dükkân sahiplerimize oturup reel fiyat üzerinden anlaşmak istiyoruz.

“CHP’li Belediye Meclis Üyesi Deniz Cankara geçtiğimiz gün, meclis toplantısından sonra basın açıklaması yaptı. Belediyenin sizin yayınladığınız borç tablosundaki rakamların abartılı olduğunu, bazı kişilerin onları arayıp böyle bir borcu bulunmadığını söylemiş. Bununla ilgili basın açıklaması yapmıştı. Bu konuyla ilgili neler söylemek istiyorsunuz? Bu rakamlar abartılı mı?”

Bakın, bu rakamlar benim rakamlarım değil. Bu rakamlar, Gelibolu Belediye Başkanlığı’nın rakamları. Yani kendi yönettikleri ekibinin rakamları. Benim rakamım değil. Ben de bilgisayardan çıkan sonuçları oraya bastım. Resmi olarak muhasebeden çıkan sonuçları oraya bastım. Orası da orada kalacak. Onu da söylüyorum. Onları indirmeyeceğim. Onların ödemesi bitinceye kadar ki ben 20 milyonu ödedim bir de onların. Belki arkadaşlarımız şuna takılıyor da olabilirler. Biz 1 Nisan öncesindeki borçları çıkarttık. Bugünden önceki borçları değil. 1 Nisan'dan bugüne kadar arada ben 20 milyon ödemişim. Yani gördüğünüz rakamların içinden 20 milyonu ödemişim ben onların. Yani arkadaşın belki borcunu ödedim bilmiyorum. O dedi arkadaş benim borcum olmuyor dediler. Belki arkadaşım borcunu ödedim. Onu bilmiyorum. Ben 20 milyon borcunu ödedim orada. O asılanların içinde 20 milyonu şu an borcu ödendi.

“Cumartesi günü ilçemizde bir eylem yaşandı. Belediyenin kiracısı da olan İrfan Tarıman ile ilgili olaydan daha önce görüşme sağladınız mı? Ya da olaydan sonra görüştünüz mü? İrfan Tarıman ile ilgili neler yaşandı? Siz İrfan Tarıman'ı tehdit ettiniz mi?”

Onunla ilgili bir savcılık süreci de oldu aramızda. İrfan Bey'in konusunda savcılığa da başvuruldu. Yani İrfan Bey bana geldiğinde söylediğmiz bir şey oldu. Evet. Ablasıyla bir sorun yaşadık. Ciddi bir sorunumuz var. Bu hak etmediğimiz bir davranış. Bundan üzüntümüzü ve kırgınlığımızı hissettirdik ve anlattık. Sorun bu. O da abisi olduğu için konuştuk. Ve bunun sonunda arkadaşın gösterdiği reaksiyona karşılık biz de lütfen dışarı çıkın dedik. Hikaye bu. Yani tabii ki bu biraz hakaret, tehdit olmama hakaretiyle tabii biraz tavırlar ve tarz karşılıklı olarak bir noktaya varmıştır. Bu doğaldır. Seyrinde geçen bir olay. Ama ne tehdit etme ne de hakaret etme. Zaten düşünebiliyor musunuz? Bu kafada olan bir adamın söylediği sözlere baktığınızda tabii söylediği sözlerin tamamı şu an savcılıkta. Yani eğer geçmişte adli bir olayı varsa, o adli olayından sonra o söyledikleri de sanırım onun bir süre içeride kalması neden olacaktır.

Şimdi orada büyük hakaretler, büyük iftiralar, büyük sözler var. Şimdi bir de tiyatro. Düşünsenize benim yerim yurdum belli. Ben canımı ortaya koydum. Geri vites yok. Herkes bu kadar gürültüyü neden yapıyor biliyor musunuz? Geri çekileyim diye yapıyor. Geri çekmeyeceğiz. Vazgeçmeyeceğiz. Korkutmak için yapıyorlar. Çevremdekileri korkutuyorlar. Benim korkmadığımı anladılar, çevremdekileri korkutarak, üstüme göndererek benim vazgeçmemi istiyorlar. Vazgeçmeyeceğim. Orada da söyledim. Tek başıma kalabilirim. Allah'a şükür çok insan var çevremizde. Destekleyenlere de binlerce teşekkür ediyoruz burada. Gelibolu’nun geleceğini düşünen her vatandaşa teşekkür ediyorum. Asla vazgeçmeyeceğiz. Asla dört tane vandala Gelibolu’yu teslim edemeyeceğiz.

Başıma ne geleceğini biliyorum? Sonuna kadar gideceğim. Vazgeçmeyeceğim. Gelibolu için vazgeçmeyeceğim. Yalnızca halkımızın şunu bilmesini istiyorum. Asla vazgeçmeyeceğiz. Kimseye peşkeş çektirmeyeceğiz. Doğru çalışan burada kalacak. Çalışmayan dışarıya çıkacak. Bundan sonra işçi çıkmayacağı meselesi içerideki çalışanların kendi kaderi. Çalışan kalacak, çalışmayan çıkacak. Net. Uyumlu olan kalacak, uyumsuz olan çıkacak. Belediye kiraları güncel, doğru olan rakamlardan kiralanacak. İskanlar, doğru rakamlarla devam edeceğiz. Vatandaşlarımız bize güvensinler. Doğru işler yapacağız. Onların çıkarları ve Gelibolu’nun çıkarları için yapıyoruz.

Özel Röportaj: Cevriye ŞAHİN

Etiketler

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER YEREL HABER Haberleri
  HABER ARA
nöbetçi eczaneler
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI