Gebelikte en çok rastlanan şikayetlerin başında Aşerme dediğimiz olay gelir. Kimi besinlere karşı aşırı bir istek kimi besinlere karşı da aşırı tiksinti oluşur Gebeler normal besinlere karşı istekli olabilecekleri gibi toprak, kil, katı kükürt vb. gibi zararlı maddelere karşı da istek duyabilir. Ya da bazı kokulara karşı özellikle yemek kokularına karşı aşırı bir tiksinti duyabilir. Normal aşerme 12-16 haftadan sonra geçer ve hayat normale döner. Tiksinti ise bulantı kusma şeklinde kendini gösterir. Gebeliğin ilk aylarında günde 2 veya 3 defa kusma normal karşılanabilir. Ama kusma her gün olursa ve günde 5 defayı geçerse gebenin beslenmesi bozulur. Müdahale etmek gerekir. Ağızdan aldığı gıdayı kusarak çıkardığı için damardan serumla ve diğer gerekli ilaçlarla gebeye yardımcı olunmalıdır.
Gebelikte anne organizmasındaki hormonal değişimden dolayı kabızlık, mide ekşimesi yanması sık görülebilir. Kabızlıkta 2-3 günden fazla olan gecikmeler önemlidir. Kabızlık süresi artar ve bu durum kısa sürede çözülemezse Hemoroid yani Basur gelişmesi mümkündür. Basur ağrı ve kanama yapabilir. Bir de doğumda gebe ıkındırıldığı için hemoroid daha da belirginleşir ve kalıcı da olabilir. Kabızlığı önlemek için lifli gıdalar, posalı sebzeler salatalar erik kayısı gibi besinler bol tüketilmelidir. Bol sulu beslenme önemlidir. Her yemekte mutlaka çorba olmalıdır. Ayrıca defakasyon bir refleks ve alışkanlık işidir. İhtiyacı olmasa bile daha önceden alışkın olduğu saatte mutlaka tuvalete oturmalıdır.
Zaman zaman baş dönmesi çarpıntı ve baygınlık geçirebilir. Yalnız bunların iyi değerlendirilmesi yapılmalıdır. Baş dönmesi acaba norölojik bir olaydan mı kaynaklanıyor ayırt edilmelidir. Çarpıntının altında bir kalp sorunu mu yok mu araştırılmalıdır. Karnındaki bebeğe 20.haftaya kadar anne kanından bebeğin kordonu yoluyla dakikada 125 ml. kan geçer sonra bebek büyüdükçe bu miktar miyada(doğuma yakın) doğru dakikada 500 ml. Civarında olur. Bu kan geçişinde bir aksama olmamalıdır. Yoksa bebekte problemler oluşur. Bayılma da kısa süreli olmalıdır. Yoksa çok kilo alanlarda ellerinde ayaklarında şişme olanlarda ve tansiyonu yüksek olan gebelerde bayılma hem çocuk açısından hem anne açısından hayati tehlikeler doğurur.
Gebelerde akıntı da oluşur. Özellikle kilolu kadınlarda ve şekeri olan kadınlarda daha çoktur kimilerinde belirti vermez Hiçbir şikayeti olmayan gebe kadınların %25-30 unda mantar oluşur. Mantarın oluşması gebelik büyüdükçe artar. Eğer kaşıntı yanma kızarıklık gibi belirtiler varsa tedavi edilmelidir. Tedavide en düşük doz tercih edilmelidir bebek korunmalıdır. Mantar ilaçlarının bebekte kötü ve olumsuz etkileri gösterilememiştir. Ama bu ilaçlar özellikle bebeğin organlarının geliştiği 12.haftanın sonuna kadar kullanılmamalıdır.
Karı-koca ilişkisi ise 24-26 haftadan sonra kesilmelidir. Gebe her muayeneye geldiğinde bunlar detaylı sorulup araştırılmalı ona göre de tedbir alınmalıdır.
ATATÜRK’ÜN YOLU ULUSAL EGEMENLİK
İNGİLİZCE BİLMEDİĞİNİZ İÇİN KAÇIRDIKLARINIZ NELERDİR?
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyoruz..
GELİBOLU’YU YAZMAK
Gelibolu’da Unutulmayan Kahramanlar: Seyyar Jandarma Taburu Anması
2025 BİTERKEN
Gelibolu’da Yelkenler Fora