|
Tweet |
İyi Parti Çanakkale Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Rıdvan Uz, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Uz, mesajında şu ifadelere yer verdi; “Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden tam üç yıl geçti. Zaman geçiyor ama acı geçmiyor; çünkü toprağın altına yalnızca binalar değil, binlerce evladımızın yarınları gömüldü. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Enkazın başında birbirine sarılan insanların gözlerindeki sessiz çığlığı unutmadık, unutmayacağız.
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen depremler, Cumhuriyet tarihimizin en ağır felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Resmî verilere göre 50 binden fazla vatandaşımızı kaybettik; yüz binlercemiz yaralandı, milyonlarcamız evsiz kaldı. 11 ilimiz yıkıma uğradı, 14 milyondan fazla insanımız doğrudan etkilendi. Hepimizin yüreğine aynı cümle kazındı: Bu bir doğal afetti… ama sonuçları doğal değildi.
Çünkü bu yıkım yalnızca yer kabuğunun hareketiyle açıklanamaz. Bu yıkım, yönetim tercihlerinin, ihmallerin ve denetimsizliğin sonucudur.
Depremden tam beş ay önce, dönemin İYİ Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Sayın Ahmet Çabukel, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin önünde kamuoyuna açık bir uyarı yaptı. Türk bilim insanlarının ve dünyadaki uzmanların da altını çizdiği bir gerçeği ifade etti: “Bu fay hatları diri, bu risk büyük, bu deprem kapıda.” Peki ne yapıldı? Hiçbir şey. Üstelik bazı yerel yönetimler, tarım arazilerini imara açarak, 4 katlı yerleri 14 kata çıkararak, şehrin üstüne betonla yazılmış bir kader senaryosu kurdu. Sonra ne oldu? Enkazın altından yalnızca müteahhit isimleri çıktı; izin verenler, onaylayanlar, göz yumanlar ise çoğu yerde siyasetin sis perdesinde kayboldu. Bu da milletimizin takdirinedir.
Sahada olduğumuz günlerde iki acı gerçeğe daha tanıklık ettik.
Birincisi; iletişim çöktü. Cep telefonları çekmedi, sosyal medya kısıtlandı. GSM operatörleri bir konser için mobil araçları koşa koşa gönderirken, milyonlarca insanın hayatta kalma mücadelesi verdiği bölgeye günlerce yeterli kapasiteyi taşıyamadı. Enkaz altında “Sesimi duyun” diye umut bırakan nice insanın sesi, teknik bir arıza nedeniyle değil; yönetim zaafi yüzünden havada asılı kaldı.
İkincisi; Ebrar Sitesi. Orada yalnız binalar değil, vicdanlar da yıkıldı. Kurtarılmayı bekleyen insanların dakikalarla yarıştığı bir yerde saatler, günler kaybedildi. Devlet dediğiniz; çağırınca koşanı değil, ihtiyaç duyunca yanında olanı tarif eder. O gün, o sokaklarda “neredesiniz?” sorusunun cevabı, bugün bile tam anlamıyla verilememiştir.
Bugün, Genel Başkanımız başta olmak üzere, İYİ Parti olarak bir kez daha uyarıyoruz: İstanbul depremi “olur mu?” meselesi değildir. “Ne zaman ve ne kadar hazırlıksız yakalanacağız?” meselesidir. İstanbul, Türkiye’nin kalbidir. Kalp durursa beden ayakta kalmaz. Marmara’da yaşanacak büyük bir deprem; yalnız İstanbul’un değil, Türkiye ekonomisinin, üretiminin, lojistiğinin, kamu düzeninin, hatta milli güvenliğin sarsılması demektir.
Mesele hamaset değil; mesele sayılardır, betondur, zemindir, denetimdir, planlamadır. Ve en önemlisi zamandır. Deprem dakikalar içinde gelir; hazırlık yıllar sürer. Yıllar heba edilmiştir”
Haber Merkezi
ATATÜRK’ÜN YOLU ULUSAL EGEMENLİK
İNGİLİZCE BİLMEDİĞİNİZ İÇİN KAÇIRDIKLARINIZ NELERDİR?
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyoruz..
GELİBOLU’YU YAZMAK
Gelibolu’da Unutulmayan Kahramanlar: Seyyar Jandarma Taburu Anması
2025 BİTERKEN
Gelibolu’da Yelkenler Fora