|
Tweet |
Eğitim-İş Sendikası Gelibolu Şube Temsilcisi Dr. Burcu Topçu, 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun Paris’te yapılan 183. oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildirisinin yıldönümü nedeniyle açıklamada bulundu.
İnsan haklarının önemini vurgulayan Topçu, yaptığı açıklamasında; “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi/Beyannamesi (UDHR), Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1948 yılında kabul edilen bir deklarasyondur.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (UDHR), insan hakları tarihinde edinilen devrimci bir belgedir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, dünyadaki yasal ve kültürel temsilcilerin hazırladığı bu raporu 10 Aralık 1948’de Paris’te kabul etmiştir.
İkinci Dünya Savaşı’nın etkileri İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (UDHR)’nin yayınlanmasını tetikledi. Bu dönemde, savaştaki müttefikler dört özgürlüğü kabul ettiler bunlar; din özgürlüğü, konuşma özgürlüğü, korku özgürlüğü ve istemsizliktir. Bu özgürlükler Birleşmiş Milletler Şartı tarafından teyit edildi ve her devlet üyesi temel insan haklarını koruyacaktı. II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından, dört özgürlüğün bulunduğu hakların yetersiz olduğunu ortaya çıktı. Bu yetersizlik, bireylerin haklarına özel olarak dikkat edebilecek evrensel bir bildirinin gerekliliğini ortaya koydu.
BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi Haziran 1946’da İnsan Hakları Komisyonu‘nu kurdu. Bu yönetim kurulu farklı geçmişlerden ve milletlerden gelen 18 üye tarafından oluşturuldu. Bu oluşum, beyannamenin tasarısını yapmakla görevlendirildi. Komisyon, deklarasyonda yer alan makaleleri yazmakla yükümlü oldukları, ilk İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Taslağı‘nı hazırladı. Komite görevini Mayıs 1948’de tamamladı ve komisyon arasında, Aralık 1948’de maddeler tartışıldı ve beyanname aynı yılın 10 Aralık tarihinde kabul edildi.
Bildiri, Gines Rekorlar Kitabı tarafından 501 farklı dile tercüme edildikten sonra “En Çok Tercüme Edilen Belge” olarak kayıtlara geçmiştir. Hükümetler, beyanlarda belirlenen insan haklarını savunma maddelerine kendilerini adamışlar ve halkın korunmasına yardımcı olmuştur. Bildiri, 1948 yılından beri birçok ülkenin anayasasını etkilemiştir. Bu bildiri, günümüze kadar bazı uluslararası kanunlar, ulusal yasalar ve antlaşmalar için bir temel oluşturmuştur.
Bu bildirge yasal açıdan bağlayıcı olmamasına rağmen bu bildirgedeki maddelerin çoğu ulusal anayasada ve hatta uluslararası sözleşmelerle hazırlandığından, insan haklarının önemli ölçüde iyileştirilmesine vesile olmuştur” dedi.
Topçu açıklamasının devamında, insan haklarının içine kadın hakları ve çocuk haklarının da girdiğini belirterek; “Günümüzde kadına ve çocuğa olan şiddet gittikçe arttı. Kadın bir sendika temsilcisi olarak, kadına yönelik şiddete karşı gerekli tüm çalışmaları yapacağız. Bununla ilgili Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Platformu ile birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Haber: Cevriye ŞAHİN
ATATÜRK’ÜN YOLU ULUSAL EGEMENLİK
İNGİLİZCE BİLMEDİĞİNİZ İÇİN KAÇIRDIKLARINIZ NELERDİR?
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyoruz..
GELİBOLU’YU YAZMAK
Gelibolu’da Unutulmayan Kahramanlar: Seyyar Jandarma Taburu Anması
2025 BİTERKEN
Gelibolu’da Yelkenler Fora