beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...

Vatandaşlardan ‘Gelibolu’da Tarikat İstemiyoruz’ Tepkisi

facebook-paylas
 Tarih: 07-08-2025 22:07:34  -   Güncelleme: 07-08-2025 22:42:34

Vatandaşlardan ‘Gelibolu’da Tarikat İstemiyoruz’ Tepkisi

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Fener Tepesindeki Açık Namazgah’ta Mahmud Esad Coşan Vakfı tarafından düzenlenecek olan "Azepler" etkinliğine karşı, STK temsilcileri ve vatandaşlar Namazgah önünde toplanarak "Gelibolu'da Tarikat İstemiyoruz" başlığı altında bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından dernekler adına ortak bir basın açıklaması yapıldı.
Basın açıklamasını İnanç Köksümer Tiran okudu. Basın açıklamasında; “Bugün burada ‘Tarikatlara Hayır, Gelibolu’da ve Türkiye’de Tarikat İstemiyoruz’ demek için toplandık. Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan’ın bu yıl, bu konuda göstermiş olduğu duyarlılıkla beraber TBMM’de verdiği soru önergesi ile konu basına da yansıdı ve bir fitili ateşledi. Bu yıl Nakşibendi Tarikatının da bir kolu olan Mahmut Esad Coşan Vakfının 3. kez düzenledikleri Namazgah buluşmasına ait soru önergesinde başlıklar şu şekildeydi:
2024’te Namazgah’ta yapılan toplantının herhangi bir resmi başvurusu yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi kuruma yapılmıştır? İzin hangi makam tarafından, ne zaman verilmiştir?
9 Ağustos 2025 tarihinde yapılacak yeni toplantı için kamu kurumları tarafından alınmış tedbirler var mıdır?
Etkinlik için başvuru yapılmışsa, içerik  ve izin durumu nedir?
Bakanlığımız, tarikat ve cemaatlerin kamusal alanlarda dini tören ya da anma adı altında gerçekleştirdikleri kitlesel etkinliklerin laiklik ilkesi ve kamu güvenliği açısından yaratabileceği riskler konusunda herhangi bir değerlendirme yapmakta  mıdır?
Gelibolu’nun ön plana çıkarılma amacının Osmanlı’nın temsil ettiği siyasi, dini ve kültürel değerleri bu topraklarda yeniden egemen kılmaya çalışmak amacı mı içermektedir?
Söz konusu faaliyetlerin yerel yönetimlerle koordinasyon halinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği denetlenmekte midir?
Bu etkinlikler  kamu kaynaklarının kullanımı açısından denetime tabi midir?
Kanu hakkında ise Sayın Özgür Ceylan, en kısa zamanda açıklama yapılmasını ve konuyu yakından takip edeceklerini belirtti.
Sonuç olarak bizler burada Cumhuriyetin önsözünün yazıldığı Gelibolu’da ve Türkiye’nin hiç bir yerinde tarikatların halkın kullanımına açık olan kamusal alanların içine girerek, büyük güvenlik önlemleri ile kapatılmasına izin vermek istemiyoruz. Bugün laiklik ilkeleri göz ardı edilerek, tarikatlar, cemaatler vb. oluşumlar, cemaat ve tarikat ablaları abileri adı altında okullarımıza, sınıflarımıza kadar girmiştir. Bütün bunlara karşı sesimizi çıkarmadığımız  noktada kabule geçmekten başka bir çaremiz kalmaz. Tarikatlar ve cemaatler, Milli Eğitim Bakanı’nın söylediği gibi STK’lar içerisinde kabul edilebilecek yapılardan değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın işbirliği yaptığı vakıf ve derneklerin tarikat yapılanması içinde olmaları veya tarikatların vakıf, dernek, STK veya herhangi bir ad altında faaliyet göstermeleri, öncelikle 677 sayılı Kanuna aykırıdır. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması, 30 Kasım 1925 tarihinde kabul edilip 13 Aralık 1925 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı kanun ile hayata geçmiştir.
17 Aralık 1927’de Mustafa Kemal Atatürk, Mecliste şunları söylüyor; “Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler, bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır” Yani 98 yıl önce Atatürk bugünü görmüştü.
Diyelim ki bazılarımız hala tehlikenin farkında değil, görmüyor ve duymuyor. O zaman yüzümüzü Cumhuriyete, bize bugünleri gösterebilen yaşanmışlıklara, tarihimize, bu ülke için bir an bile düşünmeden canını vermiş olan şehitlerimize ve ulu Önder Atatürk’e dönelim. Ülkenin en büyük sorunu olan din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını sağlayarak ülkenin çıkarları ve eğitimli, Cumhuriyetçi, laik bir toplum oluşması için gerekeni halihazırda zaten yapmıştır. Başkaca bir arayışa gerek var mıdır? Bu ülkenin tarikatlara, cemaatlere değil bilime, sanata, eğitime ihtiyacı vardır. Son beş yıldır TÜBİTAK gibi var olan değerli kuruluşumuzdan çıkan gençlerin projelerine ve aldıkları ödüllere baktığınızda ne kadar geri düşündüğümüzü araştırmaya bile gerek yoktur.
Buna göre her  zaman ‘Ön sözümüz Cumhuriyet, son sözümüz Gelibolu ve Türkiye diyoruz. Tarikatlara hayır’ diyoruz.” dedi.
Haber: Cevriye ŞAHİN

Etiketler

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER YEREL HABER Haberleri
  HABER ARA
nöbetçi eczaneler
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI