|
Tweet |
İlçemizde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü yıllar sonra büyük bir katılımla kutlandı.
1 Mayıs kutlamaları, sendika ve STK’ların döner kavşakta toplanması ve buradan çeşitli slogan ve ellerindeki pankartlarla birlikte yaklaşık 1 kilometrelik bir yürüyüş gerçekleştirerek iskele meydanındaki toplanma alanına gelmeleri ile başladı.
Saygı duruşu ile başlayan kutlamalarda, ortak metin okunarak günün anlam ve önemi anlatıldı.KESK’in ortak metninde; “Kapitalizmin kar hırsı, iktidarın rant politikaları nedeniyle sonuçları çok çok ağır olan depremde yaşamlarını yitirenleri saygı ile anıyoruz.
Doğal bir felaketin insan eliyle son birkaç yüzyılın en büyük trajedilerinden birine dönüşmesine neden olanlar göstermelik açıklamalarla, birkaç tutuklamayla kendilerini işin içinden sıyıramayacaklar.
Ant olsun ki, yaşamını yitiren her bir canlının, denetimsizliğin, rant politikalarının yol açtığı yıkımların er ya da geç hesabını soracağız!
Her gün yaptıkları sahte açılış törenleriyle, doğalgaz aldatmacasıyla, savaş silahlarını sahneledikleri gösterileriyle bizlere depremin acısını unutturamazlar. Bizim TOGG'lara karnımız tok! Hiçbir hamasi nutuk kamusal hizmetlerin çöktüğü gerçeğini gizlemeye yetmez!
Kapitalizmin yarattığı ekolojik yıkımın, patriyarkanın ağır sonuçları karşımıza deprem gibi afetlerde daha fazla ölüm ve yıkım, daha fazla yerinden göç, mültecilik, daha fazla açlık olarak çıkıyor.
Zamlar, alım gücündeki erime hayatı yaşanılmaz kılıyor. Başta kadın emekçiler olmak üzere tüm emekçilere gittikçe daha güvencesiz bir çalışma yaşamı dayatılıyor. Ülkemiz her alanda Güvencesizler Cumhuriyeti haline geldi. Kadın işsizliği ve güvencesiz, kayıt dışı çalışma ortamlarında taciz, şiddet ve mobbing her geçen gün artıyor.
İşsizlik aldı başını gidiyor. Hiçbir dönemde olmadığı kadar yurt dışına beyin göçü yaşanıyor. İşçi cinayetlerinde adeta katliam yaşanıyor.
Her şeye zam gelirken artmayan, yerinde sayan tek şey bizim maaşlarımız!
Bereket fışkıran topraklarımızda tarım, çiftçilik, besicilik adım adım bitirildi. Sanayiden sonra tarımda da bu iktidar döneminde dış sermayeye bağımlı hale getirildik. Ciddi bir gıda krizi ile karşı karşıyayız. Gerçekten de yiğidin kuru soğana muhtaç hale geldiği günlerden geçiyoruz.
Bizden alınan vergiler savunma ve güvenlik adı altında silahlanmaya, teşvik-vergi affı olarak sermayeye, patronlara harcanıyor.
Kürt sorununda çözümsüzlük ve imha siyasetiyle kendi bekalarını garantiye almayı hedefliyorlar. Rant ve sömürü düzeni devam etsin istiyorlar. Çıkarlarını korumak için karanlık odaklar, militarist yapılar hep olsun istiyorlar. Aynı amacı güdenler seçime giderken en faşizan, en gerici ittifak çatısı altında birleştiler.
Ortak noktaları Kürt sorununda inkâr ve güvenlikçi politikalar, kadın karşıtlığı, gericilik, barışa karşıtlık, demokrasinin ortadan kaldırılışıdır.
Bunların bize reva gördüğü Kayyum düzenidir, ihraçlardır, adaletsizliktir, tekçiliktir, militarizmdir, işkencedir, cezaevlerinde insanlık dışı uygulamalardır. Yargı eliyle siyasi gözaltı operasyonlarıdır.
Sabrımız tükendi. Artık böyle gitmez dedik, gerçekten de gitmiyor. Eşitlik, özgürlük, adalet, barış, demokrasi ve laiklik için artık yeter diyoruz!
Gün şikâyet etme günü değil.
Bu düzen ya değişecek ya değişecek!
Bu karanlığı işçi sınıfı, emekçiler, kadınlar, gençler, Aleviler, farklılıkları, cinsel yönelimleri ret edilenler, kölelik şartlarında yaşayan göçmenler, sizler, bizler yırtıp atacağız. Bizleri karanlıktan çıkaracak olan işte bu 1 Mayıs meydanlarında açığa çıkan iradedir.
Bizler; *Emeğin sömürülmediği, *%1'in değil %99'un mutlu yaşadığı, *Sendikal hak ve özgürlüklerin, örgütlenmenin, hak arama yollarının açık olduğu, *Grev hakkının engellenmediği, kullanıldığında da yasaklanmadığı, *Herkesin güvenceli, kadrolu çalıştığı bir işinin ve insanca yaşamaya yetecek bir ücretinin olduğu, *KHK ve fiili OHAL rejimine son verildiği, * Ekonomik krizlerin, salgınların, depremlerin, afetlerin faturasının halklarımıza ve emekçilere kesilmediği, *Kimsenin kimliğinden, inancından, cinsiyetinden dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
*Kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün son bulduğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırıldığı, *Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hâkim olduğu, *Düşünce ve ifade özgürlüğünün suç olarak görülmediği ve cezalandırılmadığı, *Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, *Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu bir gelecek ve ülke için mücadeleye devam edeceğiz.
Biliyoruz ki, böyle bir dünya ve ülke mümkündür.
Emekçiler olarak, işçi sınıfı olarak, kadınlar, gençler olarak özgürlük meşalesini yakıyoruz, yeni bir başlangıç için aydınlığa koşuyoruz.
Kapitalist yıkıma, işsizliğe, yoksulluğa karşı birleşeceğiz, bu düzeni değiştireceğiz!
Yaşasın 1 Mayıs!” denildi.
UYSAL VE KARADAĞ’A TEPKİ
İlçemizdeki 1 Mayıs kutlamalarına seçim çalışmaları için Gelibolu’ya gelen Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Gelecek Partisi Çanakkale Milletvekili adayı Yeşim Karadağ da katıldılar.
Çanakkale Gelecek Partisi Milletvekili adayı Yeşim Karadağ, 1 Mayıs kutlamalarında söz verilmesi nedeniyle bir konuşma yaparak, “1Mayıs’ta emeğin gününde, işçinin gününde Gelibolu’da sizlerle birlikte olmaktan dolayı duyduğum memnuniyeti dile getirmek istiyorum. 1 Mayıs diyoruz, emekçinin bayramı, emekçinin günü diyoruz, temelleri 1923 İzmir iktisat kongresinde atıldı. Ancak tam 86 yıl sonrasında resmi olarak kabul edildi Türkiye’de emekçinin bayramı” sözleriyle konuşması sırasında 1 Mayıs İşçi Bayramına katılan çeşitli gruplardan sesli tepkiler gelemeye başlayınca, konuşmasını kısa kesmek zorunda kaldı.
Kürsüye Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın gelmesiyle tepki sesleri daha da yükseldi. Sözlü tepkiler üzerine, Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal; “Gerek yok biz de farkındayız. Ben 1 Mayıs vesilesiyle Çanakkale ve Gelibolu’da programlar nedeniyle, programlarımız vardı. Buraya iştirak ederek, bu bayram gününü tebrik etmek istiyorum. İnşallah derinden nefes aldığımız yarınlarda hep beraber daha fazlasıyla meydanlarda oluruz ümidini paylaşıyor, hepinize saygılar sunuyorum” diyerek konuşmasını uzatmadan kürsüden indi.
Siyasilerin daha sonra, kutlama alanından ayrılmasının ardında, katılımcılar, hem sloganlar eşliğinde, hem de sazlı sözlü şarkılarla kutlamalarını sürdürdüler.
Haber: Cevriye ŞAHİN
ATATÜRK’ÜN YOLU ULUSAL EGEMENLİK
İNGİLİZCE BİLMEDİĞİNİZ İÇİN KAÇIRDIKLARINIZ NELERDİR?
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyoruz..
GELİBOLU’YU YAZMAK
Gelibolu’da Unutulmayan Kahramanlar: Seyyar Jandarma Taburu Anması
2025 BİTERKEN
Gelibolu’da Yelkenler Fora