beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...

‘İklim ve Çevre Krizi Bir Sınıf Meselesidir’

facebook-paylas
 Tarih: 06-06-2022 19:24:28

‘İklim ve Çevre Krizi Bir Sınıf Meselesidir’

Gelibolu Kent Konseyi Başkanı Bünyamin Turan, 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle ilçemizde gerçekleştirilen temiz çevre etkinliğinin ardından çevre ve ekolojik yıkımın yarattığu iklim krizi ile ilgili açıklamada bulundu.

Turan, çevre ve iklim krizi ile ilgili yaptığı açıklamada; “Çevre ve ekolojik yıkımın yarattığı iklim krizi. Kazdağları, Artvin Cerattepe, Marmaris ormanları, Termik santraller, Saroz körfezi, Marmara ve müsilaj, HES’ler, bir çırpıda sayabildiklerimiz.

Türkiye'de çevre sorunlarının listesi bir hayli kabarık: Orman tahribatı, su kaynaklarının yitirilmesi, iklim değişikliğinin insan ve doğa üzerindeki etkisi, denizlerin ve toprağın kirletilmesi, hava kirliliği, fosil yakıtlar, atık ve çöp sorunları...

Yapılan araştırmalara göre sanayileşme öncesi koşulları ile karşılaştırıldığında, yüzyılın sonuna kadar dünya en az 3°C ısınacak. Küresel ısınmanın 3°C’yi bulması; her yıl çok büyük sıcak hava dalgalarının ortaya çıkma ihtimalinin yüzde 75 artacağı ve su taşkınları, sel riskinin iki katına çıkacağı anlamına geliyor. Bu nedenle, bu yüzyılda ısınmayı 1,5°C’nin altında tutmak hayati önem taşıyor. Ancak bunun için, dünyanın önümüzdeki 8 yıl içinde yıllık sera gazı emisyonlarını yarıya indirmesi gerekiyor ki bu günümüz koşullarında hayal bile edilemez bir durum olarak görülüyor.

İklim değişikliğinin yaratacağı yıkımın önlenebilmesi için ortaya konan hedeflerin başarı ihtimalinin düşük olması, hükümetlerin bu konudaki duyarsızlığı küresel halk dayanışmalarını, eylemleri ve kurumları gerekli kılıyor. İçi boş konuşmaların ve altı boş vaatlerin ötesinde harekete geçilmezse küresel iklim krizi her zorlukta olduğu gibi önce yoksulları vuracaktır.

Diğer taraftan, küresel ısınmadan ve iklim değişiminden öncelikli olarak kimleri sorumlu tutmamız gerektiğini iyi bilmemiz gerekiyor. Bu bağlamda ABD’nin küresel karbondioksit emisyonlarının yüzde 40’ından, Avrupa Birliği’nin (EU-28) yüzde 29’undan, G8 ülkelerinin yüzde 85’inden, böylece bir bütün olarak gelişkin küresel Kuzey ülkelerinin yüzde 92’sinden sorumlu olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatmak gerekiyor. Bu yüzden de öncelikle, bu ülkelerin sorumluluğu konusunda ısrarcı olmalıyız.

Dünya’daki eşitsiz güç ilişkileri ve sömürü düzeni iklim değişikliği konusunda da kendini gösteriyor. Kapitalizm üretimi artırırken toplumsal adaletsizlikleri de görülmemiş ölçüde arttırdı. İklim krizinden en fazla etkilenenlerin iklim değişikliğine en az katkıda bulunan ülkeler ve insanlar olması bu adaletsizliğin sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Son BM raporuna göre dünyada 821 milyon insan açlık ve beslenme sorunu yaşıyor. Buna karşılık Oxfam raporuna göre tüm dünya zenginliğinin yarısı 26 ultra zengin kişiye ait.

İklim ve çevre krizi bir sınıf meselesidir

Peki Ne yapabiliriz?

Unutmayalım ki, iklim krizi hepimiz için bir 5 yıl daha bekleyip, gösterişli zirvelerdeki bol vaadli görüşmelere bırakılamayacak kadar hayati önemdedir ve dünyanın kurtuluşu ancak halkların harekete geçmesi ile mümkün olacaktır.

İnsanlığın ve bir bütün olarak doğanın, gezegenin kurtarılabilmesi için küresel çapta olmak üzere, daha radikal, daha sistemik (anti-kapitalist) değişikliklere ve bu yönde yeni stratejilere ve politikalara ihtiyaç vardır. Bu bağlamda işe sistemik bir karbonsuzlaştırma ile başlayabilir, kömürle çalışan elektrik santrallerini kapatabilir ve fosil yakıtları güneş gibi yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrikle değiştirerek, süreci enerji ihtiyacımızı artırmak yerine azaltmak için kullanabiliriz. Düşük karbonlu toplu ulaştırmayı büyük ölçüde genişletebiliriz, böylece verimli, kullanımı kolay ve kullanışlı elektrikli trenler ve tramvaylar içten yanmalı motorların yerini alabilir. Şehirlerimizi otomobil kullanımından çok insanın rahat etmesi için yeniden planlayabiliriz. Yeni kamusal yatırımları olabildiğince doğa ve insan dostu; yenilenebilir enerji, organik tarım ve sürdürülebilir-güvenilir gıda üretimi, nitelikli kamusal toplu ulaştırma, kamusal su temini ve atık su sistemleri, ekolojik iyileştirme, nitelikli halk sağlığı, nitelikli kamusal okullar, kamusal çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerine yönlendirebiliriz. Böylece bir yandan ülkeler arasındaki gelişmişlik-kalkınma farklarını azaltırken, aynı zamanda, gereksiz veya emeğe ve doğaya zararlı sanayilerin azaltılması veya kapatılması yüzünden işsiz kalan işçilere eşdeğer istihdam sağlayabiliriz.

Net çözümler neler olmalıdır dersek,

1. Enerji verimliliği, 2. Yenilenebilir enerji, 3. Ormansızlaştırmanın önüne geçmek. 4. Ve en önemlisi okullarda İvedi olarak “çevre ve yurttaşlık bilgisi” dersinin getirilmesidir.

Bunların hiçbiri Dünya zenginliğinin yarısını elinde tutan 26 kişinin gündeminde değil, olması da beklenmemeli. Bunları sadece, küresel ilerici bir plan doğrultusunda, bizler yani dünya halkları, dünya emekçileri, küresel çapta gezegeni kurtarma mücadelesi verenler, kadınlar, gençler, kısaca kapitalist egemenlerin ötekileştirdiği tüm ezilenlerin birlikte ve örgütlü mücadelesi gündemine alabilir ve hayata geçirebilir.

Başka bir dünya yok.. Başka bir Türkiye yok..! Gelibolu hepimizindir. Sevgimiz de ortak, kentimiz de” ifadelerine yer verdi.

Haber: Elçin YÜZÜAK

Etiketler

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER YEREL HABER Haberleri
  HABER ARA
nöbetçi eczaneler
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI