|
Tweet |
Gelibolu Şehit Koray Onay Devlet Hastanesi Diyetisyen Sinan Köse, Ramazan ayında sağlıklı beslenme önerilerinde bulundu.
Diyetisyen Köse, sağlıklı beslenme önerileri açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Ramazan ayı beslenme alışkanlıklarının değiştiği dönemlerden biridir. Ramazan ayı içerisinde bireyin yaşına, cinsiyetine ve günlük fiziksel aktivitesine göre alması gereken makro ve mikro besin öğelerinde herhangi bir değişiklik olmaz. Bu nedenle ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye devam edilmesi gerekmektedir.
Ramazan ayında günlük ana öğün sayısının ikiye düşmesi ve özellikle iftar öğününde normalde sağlıklı olmayan yüksek yağlı, şekerli ve tuz oranı yüksek besinlerin tüketilmesi sonucunda, günlük alınan toplam enerji yeterli olsa bile mikro besin öğeleri açısından eksiklik ve makro besin öğesi dengesizlikleri yaşanabilmektedir. Ramazan ayında israfa sebep olmayan ve yeterli-dengeli beslenmeyi içeren hedefler benimsenmelidir.
Ramazanda Ayında Temel Beslenme Hedefleri
• Öğünler düzenli, dengeli ve yeterli olmalıdır.
• Sahur öğünü atlanmamalı ve mutlaka tüketilmelidir.
• Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi hafif yiyeceklerden oluşan kahvaltı tercih edilebilirken çorba, zeytinyağlı sebze yemekleri, yoğurt-ayran, salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz.
• İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayabilir ardından az yağlı-yağsız et yemekleri, zeytinyağlı sebze yemekleri, yoğurt-ayran-cacık, salatayla devam edebilirsiniz. Kan şekerini hızlı yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı vb. yiyeceklerden kaçınmalı yerine bulgur pilavı, tam buğday ekmeği , tam buğday unundan yapılmış makarnalar tercih edebilirsiniz.
• İftarda aşırı şerbetli ve hamur tatlıları yerine; sütlü tatlılar(muhallebi, güllaç, sütlaç vb.) veya meyve tatlıları tüketebilirisiniz.
• İftarda ve sahurda şarküteri ürünlerini (sucuk-salam-sosis- pastırma vb.) tercih etmemelisiniz.
• Vücuttan sıvı atılımını hızlandıran kafeinli içeceklerden (kahve, kola vb.) uzak durmaya özen göstermelisiniz. Bunu yerine süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur gibi bitki çayları tüketebilirisiniz.
• Yemekleri pişirme yöntemlerinin önemli olduğunu unutmamalısınız. Özellikle ızgara, fırında, haşlama, buğulama, pişirme yöntemlerini tercih etmelisiniz.
• Kavurma, kızartma, tütsülenme yöntemiyle hazırlanmış yiyeceklerden uzak durmalısınız.
• Yeterli su ve sıvı alımını sağlamalısınız. Susama hissi duymasanız bile sıvı tüketimine dikkat etmelisiniz. Pratik bir öneri olarak iftardan sonra saat başı 2 bardak su içme yöntemini uygulayabilirsiniz.
• Kabızlığın önlenmesi için su ve lif (posa) tüketiminin önemli olduğunu unutmamalısınız. Lif tüketimini arttırmak için kurubaklagiller, tam tahıllar, sebzelerin tüketimine özen göstermelisiniz.
• İftarda ve sahurda yemekleri hızlı yememelisiniz. Özellikle iftarda su veya hurma ile orucu açabilir ardından çorba ile başlangıç yapabilirsiniz. Başlangıçtan sona 10-15 dakika kadar bekleyip ana yemeğe geçmek sizi sindirim sorunlarından korumaya yardımcı olacaktır.
• Fiziksel aktivitenizin azalmamasına özen göstermelisiniz. Özellikle iftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapmak hem enerji dengesine hem de sindirime yardımcı olacaktır.”
Haber: Elif MAYADAĞ
ATATÜRK’ÜN YOLU ULUSAL EGEMENLİK
İNGİLİZCE BİLMEDİĞİNİZ İÇİN KAÇIRDIKLARINIZ NELERDİR?
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyoruz..
GELİBOLU’YU YAZMAK
Gelibolu’da Unutulmayan Kahramanlar: Seyyar Jandarma Taburu Anması
2025 BİTERKEN
Gelibolu’da Yelkenler Fora